Mülakat - Bir sonbahar filmi

| 28 Kasım 2009 Cumartesi

Kurban bayramı beni ve kardeşimi kendisi şudur kreatif açıdan tetikledi.

Bizde kısa geyik bir mulakat filmi çektik.

Video kısa açıklaması :
Bahadır: 24 yaşında kendini beğenmiş ve gündelik figüranlık işlerinde çalışıyor. Hayatının %90 'ı işsiz olarak geçiyor. aynı zamanda balık burcu .
Merve : 19 yaşında şizofren ve tutarsız. Gündelik hayatında insanlarla konuşmadan iletişime geçebiliyor. Kaldırımlardaki fazla taşları çantasına atıyor. Dikkat ettik de bunu yaparken gözlük takıyor.




Pil Stop

| 22 Kasım 2009 Pazar


Yanlış görmediniz Pit Stop felan değil pil stop.

Bu aralar internet üzerinden yapılan marka kampanyalarını sevmeye başladım açıkcası belki ilerki dönemlerde bu tip kampanyalarla ilerleyebilirim.

Neyse gelelim Duracell'e . Duracell çok akıllıca bir internet sitesi yaparak tüketicilerine marka imajını çok iyi anlatıyor.

Oyun 2 etaptan oluşuyor. 1. etapta sıradan Çinko Karbon piller ile yarışıyorsunuz. Piller diyorum dikkat ederim çünkü 2. etapta Duracell pil ile yarışıyorsunuz .

1. etapta 10 tane çinko karbon 1 tane duracell'e denk geliyor.
Ve 10 kata kadar dayanıklı olduğunu size tekrar hatırlatıyor.

Hediyelere gelirsek şayet :
6 hafta sürecek olan kampanya'da
Uzaktan kumandalı oyuncak araba
Sony Vaio Laptop
İphone 3Gs
Playstation 3 'den birisini kazanabilirsiniz.

İnternet sitesine :[link]
Facebook Fan Page : [link]

İnternette neydik , Ne olduk ?

| 21 Kasım 2009 Cumartesi


İnternet hayatımızı bir düşünelim. Şayet IRC döneminde girdiyseniz ilk defa internete sizin için önemli şey #zurna kanalında + almaktı.


Henüz Web 2.0 kavramları piyasada yokken IRC protokolü altında Mirc ile sosyalleşiyorduk. DCC'den dosya alıp gönderiyorduk . Asla karşıdakinin fotoğrafını göremiyorduk filan .

Trendler değişip değişik Sosyal ağlar hayatımıza girmeye başladığı vakit biraz abondone olduk diyebilirim. En azından kendim için..

Yonja'nın başarısı ile birden herkesin Yonja'ya koşması ile arkadaşlarını bulması hatta burdan kız arkadaş erkek arkadaş bulması olayın rengini değiştirdi.

Arada Hi5 , Sosyomat , elektrikidaresi , 80630 , gayet.net gibi sosyal ağlar hayatımıza hızlıca girip çıktı. Sanırım elektrik idaresi kapandı şuanda .

80630 sadece invite'la üye alıyordu bana hiç bir zaman davetiye gelmedi üye de olamadım.
Ama bi ara çok iyi hatırlıyorum içinde forum barındıran sosyal ağlar baya popülerdi.

İşte bu çoğu sitede yapmanız beklenen yeni insanlarla tanışıp kendinize belkide olmadığınız bir karaktere bürünmenizi sağlamak.

Facebook çılgınlığı çıktıktan sonra kullanıcıların beklentileri değişmeye başladı. Artık tanımadığı kimseyi listesine eklemeyen hatta tanımadığı biri ekleme talebi gönderdiği zaman mesaj atarak hesap soruyorlar.

"Kardeş tanımıyorum neden ekleme talebi gönderiyorsun !" veya "tanışıyor muyuz ?" gibi mesajlar atabiliyorlar.

İnsanlar facebook'ta tanımadığı kişileri eklemek istemiyorlar.

Ve nerden nereye geldik di mi ? Daha ne olduğu cinsiyetinden dahi emin olmadığımız insanlarla IRC dertleştiğimiz günlerin üzerinden çok geçmedi. Herşey 10 yıl içinde değişti.

Hatta gelişen yazılım teknolojisiyle ve müthiş fikirlerle ortaya çıkan Friendfeed ve Twitter gibi mikro blogging siteler hatta kişisel bloglarla internet inanılmaz bir bilgi dökümanına dönüştüler.



Braun Cruzer 4 ile Tarzını Yarat

| 07 Kasım 2009 Cumartesi

Braun'un başlattığı Tarzını Yarat kampanyası dilden dile yayılıyor. İşte ben de tarzımı yarattım ve oylarınızı bekliyorum.

Oyunun amacı : Braun Cruzer 4 'ün gerçekte sakalınızda yaptığını küçük bir oyun ile sizde resminiz üzerinde yapabiliyorsunuz. Ayrıca şöyle de bir güzelliği var. Bu işlemi yaparken sadece resminizi yüklüyorsunuz ve sakal şeklinizi seçip istediğiniz değişikleri oyun sayesinde yapabiliyorsunuz.

Peki ne kazanacaksınız ?
Oyun şöyle işliyor. Resminizi yükledikten sonra kullanıcı girişinden resminizi oylamaya açmanız gerekiyor. Oylamaya açtığınız resmi de arkadaşlarınıza göndererek oy istiyorsunuz. 1 ile 3 arasında puanlama yapıyor arkadaşlarınız da . Her oy ile birlikte çekiliş hakkı kazanıyorsunuz.
16 Kasım'da ise çekilişle hediyeler sahiplerini buluyor.
Ödüller :
6 Sony Vaio Laptop
6 İphone 3Gs
6 Sony Playstation 3
60 Braun Cruzer 4 'den biri sizin olabilir.

Ayrıca Facebook Fan Page'in üzerinde ise bir yarışma düzenliyorlar. Fan page üzerinden en çok oy ve yorumu alan hayran fotosu sahibi ise 1 adet Braun Cruzer 4 kazanma şansına erişiyor.

Siteye buradan
Bana oy vermek için buradan
Fan Page'e gitmek için buraya
tıklamanız yeterli.

Akbank Düşünce Kulübü

| 28 Ekim 2009 Çarşamba

Geçen sene ilki düzenlenen akbank düşünce kulübü bu sene 2 yaşına giriyor.

Geçen sene 8 üniversite ile sınırlı olan kapsam da 10 üniversiteye çıkıyor.
Normal İK projelerinden daha farklı olan Akbank düşünce kulübü tamamen bir Fikir kulübü olarak ortaya çıkan bir etkinlik üstelik büyük ödül Harvard ..
Geçen sene 3 kişiyi Harvard'da yaz okuluna gönderen Akban Düşünce Kulübü bu geleneği devam ettirerek bu sene de şanslı öğrencilerin cv'lerine değer katacak hediyeler veriyor.
Başvurmak için 3. sınıfa gidiyor olmanız gerekmekte ve iyi derecede ingilizce biliyor olmanız gerekmektedir.

Katılmak için yapmanız gereken tek şey
akbankdusuncekulubu.com adresinden cv'nizi doldurup başvurmanız.

Geçen senenin talihlileri ve yapılan aktivite ile ilgili sabah gazetesinin yaptığı habere de burdan ulaşabilirsiniz : Link

Canon See Him !

| 21 Ekim 2009 Çarşamba

Geçenlerde friendfeed'de Furkan'nın böyle bir kampanyaya başladığını öğrendim ve ona destek vermek için taaa Adana'lardan kalkıp İstanbul'a geldim..
Bu pozu verirkenki amacım ise Canon'nun hala Furkan'ı görmemesindeki tepkimdir.
Canon Furkan'ı gördükten sonra bizi de gör der ve giderim
Furkan'nın proje sitesi : canonseeme
Furkanın Friendfeed adresi : http://friendfeed.com/katatonikpatlican


Ankara 'da Likemind Bambaşka !!

| 13 Eylül 2009 Pazar

Adana'da çok küçük bir grupla likemind'lara başladık. Ortalama 8-9 kişi likemind'ları yapmaya başladık. En azından Adana'da kafa dengi oturup geek muhabbeti yapabileceğim bir yeni insanlarla tanıştım.. Memnunum.

Dün gece 11 sularında Friendfeed'de bir feed'de gördüm ve hemen geliyorum dedim. Her zamanki gibi Oğulcan rehberliğimi yaptı ve sabah 9 civarında YKM 'de buluşup CEPA 'ya yol aldık.

Bu tip ortamlar ilk başlarda çok kasvetli oluyor . Özellikle hiç kimseyi tanımayan biriyseniz. Ancak ortal bir dil olan blog, pazarlama işi kurtarıyor.

Eren Yalçın(Setrow) ile e-mail marketing hakkında çok güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Mesela patent olayında ne kadar çok para döndüğünü anladım.. Davut Topçan ile keyifli sohbetler yaptık. Marro.ws takımıyla marro.ws 'nin tam olarak ne işe yaradığını birinci ağızdan dinledik.

E-ticaret sitelerinin daha iyi olması için Eren'nin projesi hakkında konuştuk. (Neredenaldin.com) hiç bir kar amacı gütmeyen bu projeye tam destek vermek istiyorum.

Online alışverişlerinizden sonra mutlaka kullandığınız sitenin olumlu ve olumsuz yönlerini sisteme girin. Sorununuz olduğu vakit site yetkililerine sistem üzerinden ulaşabiliyorsunuz.

Kendimi tanıtırken İnşaat Mühendisliği bölümünde okuyorum diyince bir anda insanlar ne alaka oluyorlar ancak reklam ve pazarlamaya olan ilgim ile bu önyargıyı kırdığıma inanıyorum.

Bu arada Tolga Özek çok kral adam.

Fotoğraflar için : [link]

Arog - Bir Taş Devri filmi

| 31 Temmuz 2009 Cuma


Arog'u daha demin izledim ...

Çalıntı fikir'den tutun da bilmem neye kadar bir sürü kötü eleştri alan bir film. Bu kadar kötü eleştri alan bir filme elbette önyargı oluşuyor insanda.

Ben sadece şunu söylüyorum AROG belki çok başarılı bir film değil ve filme çok fazla reklam montesi yapılmış ancak kötü zaman geçirten bir film hiç değil..

Yani ben bazı filmlere eğlencelik pop corn film tag'ı koyarım sanırım bu filmde arşivime bu tag ile girecek ..

Canımı sıkmayan bana işkence yapmayan hatta zaman zaman güldüren bir film. Bakalım Cem Yılmaz'ın yeni filmini 4 gözle bekliyorum....

Hokkobaz gibi filmler bekliyorum ondan.

AROG 'u hatırlamak için fragmanı işte aşağıda


Friendfeed

| 27 Temmuz 2009 Pazartesi

Friendfeed'i TBWA beni işe alsın blogunu duyduğum zaman keşfetmiştim. Bunu da sunipeyk'in blogunda görmüştüm. Yorumlarda friendfeed'de tartışma devam ediyor gibisinden bişeyler yazıyorlardı. O sıralar takip ettiğim bir çok sitede friendfeed'de şu oldu bu oldu öyle oldu şöyle oldu gibi yazılara rastlıyordum. Eee tabii insan meraklı bir yaratık ve bende merakımın esiri olarak friendfeed'e üye oldum.

Daha sonra baktım ki bu sosyal ağ çok fazla işinin ehli insan var. Önce ben bi kenara pısıyım da takip edeyim dedim ve bir süre öyle de yaptım.

Twitter'dan çok fazla haz etmiyorum ancak friendfeed tam benlik biçilmiş kaftan. Tüm internet yaşamınızın tek bir çatı altında toplandığını düşünün ve bir çok insanı da bu şekilde takip edebildiğinizi.

Friendfeed'e katılmadan önce ne Muge Cerman' i bilirdim ne de Serdar Kuzuluoğlu'nu ..
İşte bir sürü tanımadığım insanların arasında genelde hep aynı konudan konuşmak beni çok fazla rahatlatıyordu.

Çünkü internet piyasasına , reklama ve pazarlamaya çok ilgiliydim. Bir çok pazarlama üzerine yazan blogger'ı burada öğrendim ve takibe aldım.

Friendfeed'in hayatıma girdiğinden beri artıları çok fazladır..

Son günlerde nedense daha az girmeye başladım .. Girsem de muhabbetlere katılmadım sadece birebir tanıştığım insanların feed'leriyle ilgilendim. Çok fazla feed girmedim ... (soğudum senden friendfeed ilişkimizi gözden geçirelim bence )

Soğuma nedenlerim...
Çok eski olmamama rağmen nerde o eski günler demeye başladım ki henüz bir yıl bile olmadı kaydımı yapalı..

İlk başlarda oysaki sadece blogumu tanıtırım diye düşünüyordum. Artık öyle bi kaygım da kalmadı. Tanıyan tanısın tanımayan tanımasın çok da tın .. Google'dan aratıp bulabiliyorlar sonuçta blogumu. Hiç bir zaman şöhret peşinde koşmadım .

Friendfeed facebook'laşmaya başlıyor. Hatta yakında devlet kapatır diye de düşünmüyor değilim. Çünkü private olmayan bazı kullanıcılar pornografik içerik yayınlıyorlar.
(gerçi pardon sanatsaldı o)

Kişisel PR için de artık friendfeed'in çok önemli olmadığını düşünüyorum.
Sanırım ilk defa bir sosyal ağ ile duygusal bağ kurdum ve bunları blogumda yazıyorum.

Ama eski havasını tekrar yakalayacağını da artık düşünmemeye başladım . İyisimi hide ve block kullanıp gerisini koyvermek . Bundan sonra böyle yapacam sanırım .

(ayrıca artık arkadaşlarıma friendfeed'i arkadaşlarıma önermeyi bırakıyorum )

Rock'n Coke Heyecanı Başlıyor !!

| 10 Temmuz 2009 Cuma


17-18-19 Temmuzda başlayacak Rock'n Coke Festivali'ne çok az kaldı..
Geçen sene daha önceki senelerden daha iyi bir festival yapamayacakları için festivali iptal etmişlerdi bu sene ise tam gaz festival kaldığı yerden devam ediyor. Tek farkı festival bu sene İstanbul Park 'da düzenlenecek .

Bu sene festival'in ana sponsorluğunu vodafone yüklenmiş. Gençlere yönelik bir çalışma olarak Vodafone'u bu kararından dolayı kutluyorum. Ayrıca Vodafone bu sponsorluk çalışması esnasında bazı internet üzerinden yarışmalar da düzenleyecek ..

Facebook sayfası : [link]

Twitter sayfası : [link]

Monster'dan Kariyer Canavarı

| 07 Temmuz 2009 Salı

monster-logo-with-tagline_nuncscio



Monster Türkiye ayağı hizmete girdiğinden beri kariyer sitelerinde yeni bir soluk getirdi. Bu tartışılmaz birşey. İş arayan odaklı olan Monster.com.tr 'nin en büyük söylemi "Sen bir cv'den fazlasın ! " . Bu söylemi de boş durmayıp bir blogla pekiştirmişler. [link]

Monster geçtiğimiz günlerde 41?29? ajansının altına imzasını attığı Monster Kariyer Canavarı oyunuyla bizlere tekrardan merhaba dedi. Oyun tycoon oyunlarını andırıyor. Size iş yerinizde karşılaştığınız sorunlarınızla ilgili sorular soruyor ve bu sorulara verdiğiniz yanıtlarla ilerlemenizi sağlıyor. Stajer olarak girdiğiniz bir şirketten CEO olarak çıkıyorsunuz.

Oyuna giriş yapabilmeniz için daha önceden monster.com.tr 'ye üye olmanız gerekiyor. Şayet üye değilseniz hiç üzülmeyin hemen kısa bir üyelik formuyla üye olabilir ve oyunu oynayabilirsiniz.

Oyun için [link]

Sansüre Sansür Yay hareketi

| 11 Mayıs 2009 Pazartesi

Youtube engellemelerinden sonra sansüre sansür hareketi başlamıştı bir çok site sansüre tepki göstermek için "Bu site kapatılmıştır" gibi bi ibareyle kendi sitelerini 1 günlük kapatmıştı. Şimdi yeni bir akım başlıyor.
Yay hareketi genelde friendfeed'de yapılan bir eylem. (Rivayetlere göre Sunipeyk çıkarttı)
Şimdi bu yayılma hareketi bloglara fırladı. Evet yayıyoruz sansür yapanları kınıyoruz.

Bu harekette emeği geçenler bazı videolar hazırlamışlar buyrun keyifle izleyin efendim.




Sansüresansür.org

Lisedeki ben

| 04 Mayıs 2009 Pazartesi


Evet bu haftasonumu maziiye adadım..
Lise'den 2 arkadaşımla (duygu ve canseri) birlikte güzel bir haftasonu geçirdim. Çok fazla mekan gezip çok para harcamadım sadece muhabbetin dibine vurdum diyebilirim. Meğersem lise yıllarımı ne de çok özlemişim.
Çok değil bundan ortalama 5 sene önce ÖSS 'ye hazırlanan bir gençtim. Son çeyrekteki uğraşlarım sonucu istemediğim bir bölüme yerleştirdi devlet beni . (Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum )
Lisede ben neydim şimdi neyim ?? Üniversite insanı ne kadar geliştirir sorularını sormama neden oldu bu hafta sonu.
Kısaca lisedeki ve üniversitedeki Bahadır arasındaki farkları sıralıyorum..

  • Lisede hiç kız arkadaşım olmadı - Üniversitede 2 tane ilişkim oldu. (1 'i 2 buçuk yıldır devam etmekte)
  • Lisede hiç popüler değildim . - Övünmek gibi olmasın Çukurova'da adımız bilinir.
  • Lisede sınıftaki zekilerden biriydim diyebilirm - Üniversitede abi not var mı soruları soran bir tip oldum .
  • Lisedeki müzik zevkim (limp biz kit , metallica vs.. ) Üniversitede çok dallandı budaklandı bu liste . Her çeşidi dinlemeye çalışıyorum şu aralar blues 'a taktım diyebilirim.
  • Lisede internet mirc 'den ibaretti - Üniversitede blogger oldum .
Bu farklar uzar gider anlayacağınız. Peki hangi halimden memnunum ?
Hiç bir sorumluluğumun olmadığı sadece ders çalışmam gereken bir dönem olan lise mi ? Arkadaşlıkların çıkar değil de gerçek samimi duygulara dayanan lise mi ?
Yoksa arkadaşlıkların sahteliklerle dolu olduğu üniversite mi ?

Bu hafta sonu gerçekten ne kadar şanlı olduğumu bir kez daha keşfettim. ATO anadolu lisesi'nde ne güzel insanlarla tanışmışım meğersem. 11 yaşında girdiğim okuldan ne güzel insanlar kalmış arkaya.

Özledim evet uzun zamandır
- lise mi ?? Pehh!!
yapan ben liseyi özledim. O ergenlik döneminde sesimin ilk kalınlaştığı yıllarda buna şahit olan arkadaşlarımı özledim. 3 ay içinde 10 cm uzayınca yanlarına geldiğim zaman beni tanımayan arkadaşlarımı özledim.
Liseme gittim geçen sene . "Firs Ice" penetrate'i yapmak için. Okul bir soğuk , bir boş geldi gözüme.. O okul arkadaşlarımla güzeldi sonra anladım.

Hocalarımız derdi ki ATO'lu olmak ayrıcalıktır.
Diyorum ki siz halt yemişsiniz. Siz anca kendi cebinizi ve rahatınızı düşünürsünüz. ATO 'da öğretmen olmak sizin ayrıcalıktı evet. Ama bizim için arkadaşlarımızla birlikte olmak ayrıcalıktı sadece. Gerisi tırıvırı.

İnsan hakkı ihlali mi ?

| 28 Nisan 2009 Salı


Her marka iyi bir tüketici olmamızı istiyor. Yaptıkları herşey bizim onların ürettiği şeyleri daha fazla tüketmemiz için.
Sırf biz tüketelim diye bazen binlerce , bazen milyonlarca hatta bazen de milyarlarca dolar harcıyorlar .
Kimisi kıvrak manevralarla tak diye karşımıza çıkıp kendini bize hatırlatıyor, kimisi de heryerde bangır bangır bağırarak görmek istemesek de bize kendini gösteriyor.

Reklam ve pazarlama bu döngünün içinde sıkışmış siz almıyorsunuz belki ama bende bunlar var alırsan işte böyle mutlu olursun gibi söylemleri kendine ana hedef edinmiş bir meslek veya bir olgu.

Düşünün sırf yeni çıkan bi ürünü 100.000 kişi denesin diye marka numunelerini hazırlıyor her şehirde ekiplerini kuruyor o ekiplere maaş ödüyor. Üstüne üstlük o numuneyi de bedava dağıtıyor.
Bunun tv reklam çekimi ve yayınlanması, gazete-dergi, internet ve aklınıza gelebilecek her türlü medya alanı.
Niye sırf biz daha çok tüketelim diye.
Yapılan çalışmalara göre insanların dikkatini çekmek eskisine göre çok daha zor . Diyelim dikkatini çektin mesajını ona aktarman için çok kısa bir süren var o süre içinde anlattın anlattın , yoksa boşa harcanmış bir sürü para..

Bi zamanlar saçma reklam furyası vardı..
Telsimin Cem Yılmaz 'lı reklamları , ixir'in kestanecisi gibi .
Bunlar markayı tüketmek değil de bilinir hale getirmek için yapılan şık hareketlerdi . Ama yukarda yazdığım iki marka 'da mezarlıkta şık köşelerini almış markalar.

Geçen gün Cihan Yüce'yle ayak üstü sohbette şunlar çıktı :
"İnsanların reklam görmeme özgürlüğünün olması gerekli. Haneye tecavüz gibi bişey. Anti reklam timi mi kursak filan .... "uzar gider geyiğe sarıyor devamı (ki öğrencilik yıllarımızda 2 mizde harçlığımızı reklam ve pazarlama'dan çıkarıyoruz .

Ama bence yukardaki söylemin haklı bir tarafı var. Reklamlar istesek de istemesek de bizi aptallaştırıyor. Algı sürelerimizi köreltiyor. Belki de bu bir insan hakkı ihlalidir. ??
Ne dersiniz ?

Sigara Güncesi

|

Yaklaşık 4 yıldır tiryaki kıvamında bir sigara tüketicisiyim. Geçen hafta birden kafama dank ederek sigarayı bırakmam gerektiğini düşündüm.

Bunu yaparken kitleleri de etkileyebilir miyim acaba diyerek bir blog açtım ..

www.sigaraguncesi.com

Şu ana kadar gelen tepkiler çok güzel. Bırakanlardan destek mailleri alıyorum. insanlar bloglarında sigaraguncesi blogundan bahsediyor.

Siteyi açma fikri bana sigarayı bıraktıran şey .

Sizlerde destek vermek istiyorsanız . Ne şekilde olursa olsun aklınıza nasıl bir eylem planı gelirse gelsin lütfen bana mail atın..

biraktimben[at]sigaraguncesi.com

Sol tarafta izlemekte olduğunuz çalışmayı da abim hediye etti. Herkes farklı şekilde destek oluyor ..
Hosting sorunumu Özer abi çözdü . Arkadaşlarım bloglarında bahsetti. Peki siz bana nasıl katkıda bulunabilirsiniz ?

O zaman en azından bir yorum bırakarak beni mutlu et bugün ...